Fenerbahçenin her kupayı alabilecek güce sahip olması kimilerine göre olanaksızdır.
Yani olanağı olmayandır, olma ihtimali bulunmayandır, gayrimümkündür, imkânsızdır. Kendilerine göre haklıdırlar, bugüne kadar olmadığından, bundan sonra da olma ihtimali olmadığına inanırlar.
Kimilerine göre hayaldir, yani zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şeydir, düştür, imgedir, hülyadır. Kimisi alay eder hayal görmeyin der, kimisi böyle bir günü hayal eder.
Kimilerine göre ise varsayımdır. Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşüncedir, faraziyedir, hipotezdir.
Karanlıkta doğmuş olsaydık ve sabahı görmeden ölecek kadar kısa yaşasaydık, güneşin doğmasına imkansız diyebilir veya bunu bir hayal veya bir varsayım kabul edebilirdik.
Fenerbahçeliler karanlıkta güneşi görebilenlerdir.
Fenerbahçeliler karanlıkta dahi güneşten gözleri kamaşanlardır.
Ne Güneşin ışığını görmek Güneşin ispatı,
Ne de Kupalar ve Başarılar Fenerbahçenin büyüklüğünün ispatıdır.
Boşuna bağrılmıyor tribünlerde,
İnanın çocuklar inanın diye,
İnanın çocuklar güneşli günler yakındır diye...
İspat isteyenler beklesinler,
Çok yakında güneşi görebilirler...
İlla Bronzlaşmak isteyenler,
Bikini giyebilirler...
Mayolu Kalın
Mehmet Doğan
editor@antu.com
PIRASA
Tahminde bulunmayı sevmem ama Pazartesi günü 3-0 kazanırız diye yazdım. 3-0 kazanamadık belki ama 3 golü de biz attık. Chelsea gerçekten çok kuvvetli bir takım. Özellikle ilk yarıda oynadıkları futbol şaka gibiydi. Hayatımda bu kadar maç seyrettim, Chelsea kadar iyi oynayan hiç bir takıma rastlamadım.
Fenerbahçe Taraftarının uğur denemelerinin zirve yaptığı bir gündü. Maçtan önce herşey seyrine uygundu. Kendi uğursuzluğuma inandığımdan, kombinem olmasına rağmen bütün Şampiyonlar Ligi maçlarında olduğu gibi kombinemi maça gitmesinin uğurlu geldiğine inandığım arkadaşıma vermiştim. İçim kan ağlaya ağlaya daha önceki Şampiyonlar Ligi maçlarında olduğu gibi kombinemi ellerimle teslim ettim. Garip olan yüzlerce arkadaşımın arayı
Maçta istenmiyordum.
Maça gitmek çok istiyordum ama uğur manyaklığı yüzünden evimin yolunu tuttum.
Eşim Sevilla maçından önce yaptığı gibi akşam yemeğine Pırasa yapmıştı. Sevilla maçında artan reflüm yüzünden pırasalar ağzıma kadar gelsede, pırasanın uğurundan vazgeçemezdik.
Maç öncesi uğurlu geldiğine inanılan telefonlar yine açıldı. Bazı arkadaşlarım staddan arayarak gizli gizli stada gelip gelmediğimi sordular. Yok dedim. Evdeyim merak etmeyin...
Tüm uğurlarımızı yerine getirip, vebalı gibi evde oturup maç saatini beklemeye başladım.
Maçı anlatmaya gerek yok, kazandık, ağladık...
Bu sabah işe gelirken Çamlıca civarında 3 katlı inşa halinde bir binanın çevre güvenliği için binaya boydan boya muşamba giydirmelerine tanık oldum.
Dün geçerken herşey normaldi, bu sabah erkenden başlamışlar. 2 saat içerisinde de binanın 3 tarafını çevirmişler. Muşamba toplarının eni yaklaşık 1.5 metre...
Muşambalar sarı lacivert. Bir sarı bir lacivert muşamba çekmişler...İşçiler hummalı bir şekilde kalan kısmını bitirmeye çalışıyorlar...
Bina çubuklu forma giymiş gibi olmuş. Sabah sabah tutamadım gözyaşlarımı...
Kimine göre delilik yapı
Yalnız delilikte tek değilim.
Duyduğum ve işittiğim bütün uğur denemeleri delice.
Moskovaya kadar böyle devam edelim..
Ne denebilir ki,
Deli Kalın
Mehmet Doğan
editor@antu.com
Yazıyı buraya kadar okuduysan ve yöneticiye yardım etmek istiyorsan ~soneraltin a bir note at









--
" Наша любовь не пройдёт с годами катерина ! "
--
Çakıl&Bambam
--
Myspace sayfam
[link]
--
Previous Page12345...Next Page